21 Mayıs 2017 Pazar

Acımasızlık

Bana benden acımasız olma ey dost
 benden zor davranma
bana huzur ver ey dost
ben benimle huzurlu değilim ey dost
sen bana huzur ver ey dost

ben beni sevmiyorum ki ey dost
sen beni sev ki ey dost
hayatı senle seveyim ey dost



AF kanunu

incindiğinizde üzüldüğünüzde ,karşıya sevgi ve empatinizden affedince sonuç daha kısa sürede daha büyük bir kırılma ile geri dönüyor
sanki affetmiş olmanız hataymış gibi
durum sanki sizin değerinizi düşürüyor kırılabilirliğinizi daha mümkün daha önemsiz kılıyor
özensiz davranışları haketmiş oluyorsunuz sanki oysaki sevginizden affettiniz size dönen ise kıymetsizlik hissinin arttığı yeni bir dünya ...

hoşgeldin kıymetsizlik ....

bana empati yapmayı öğreten danışmanı o cici kızı halen anımsıyorum ama şu sıra iyi dileklerle anmıyorum kendisini ...

12 Mayıs 2017 Cuma

alışmak üzerine



alışmak ne zor kelime
alıştıkça mı seversin 
sevdikçe mi alışırsın 

alışmak ne zor kelime
teslim olmak alışkanlığa
 ne zor neseftir hayata

yokluğuna alıştığından mı
 unutur insan mesela
yoksa unuttuğu için mi 
alışır insan yokluğa

alışmak zor mesele
varlıkken yokluk ,
yoklukkken varlık olmak 

alışmak zor mesele azizim 



hem ne diyor şarkı 



8 Mayıs 2017 Pazartesi

EV




gökyüzü sana nerede güzelse ...
çimenler sana nerde kokuyorsa ...
yağmur seni nerde mutlu ediyorsa ...
ve sen nerde varsan işte evim ...





3 Mayıs 2017 Çarşamba

no roots


yekpare

kirpiğimde asılı tek damla ;
o kadar umarsız
o kadar huzursuz
ve dünyamdın bir o kadar

ruhumdan koptu diğerleri
tek tek yuvarlanıp gitti
sen asılı kaldın ,
ve dünya değişti
kopup da gitme sen de

dönsen , bir olsak 
ruhum senli olsa 
gidenlere inat bir olsak 
yekpare...






26 Nisan 2017 Çarşamba

sessiz serzeniş




Mutlak sessizlik diye bir şey yok sanırım şu hayatta
ama ona en yakın şey hayal kırıklığına uğradığınızdaki o ilk birkaç dakikadır sanırım 
hani çok çok büyük değildir beklentiniz olması imkanlar dahilindedir
ama o an olmadığı o ilk an 
yaşadığınız şaşkınlık 
hüzün 
hayal kırıklığı 
ve giderek artan bir geri çekiliş 
ruhun uzaklaşması 
işte o an bence ruhun hissedebileceği mutlak sessizlik anı olabilir
ve bazı hissiyatlar bunu daha da güçlü hale getirir

ve de çaresiz

hevesssiz

o an durma anıdır kalbin 
atma için o an bir sebep yokmuş gibi gelir 

ve işte bu dünyadaki olabilecek en güçlü mutlak sessizlik anı bence o andır ...


şu ara okuduğum çeşitli kitaplardan mıdır bilemiyorum değişik duygu yükleri daha fazla etkiliyor ruhumu ,
varlığını hissetmediğiniz aile direğinizin onlarca yıl sonra yokluk etkisi ağır geliyor bunu aşmaya çalışırken 
hesapsızca kıymet verdiğiniz başka insanların farklı bakış açıları ile sanki bir savunma duvarı örme zorunluluğunun size hissettirilmesi
yordu biraz ruhumu şu sıra

bahar yorgunluğu sanki böyle değildi gençken
yeteri kadar yaşlandım mı artık ruh kırılmaları için 
ruhum kırıldı 
hayır kalbim değil 
ve o kadar ağır oluyor ki bu 

bir yazı vardı yıllardır evli olan yaşlı bir çifte sormuşlar ki ;
uzun evliliğin sırrı nedir amca şimdi eşler bir kaç yıl evli kalıp boşanıyorlar diye;
 amca da demiş ki yavrum bizim zamanımızda kırılan şey tamir edilirdi çöpe atılmazdı 

çok etkili bir söz değil mi sizce de 

kırılan ruh nasıl tamir edilir ki 

öğrenmenin yaşı yok bunu da öğreneceğiz muhakkak 

ya da bu yolda tüketeceğiz ömrümüzü ...
ne de olsa biz de eski insanız kalmadı bizim nesilden çok fazla....